|
saiteliliwrote:
Gönül Penceremi Açık Bırakmışım, Kimi Camını Kırdı Kimi Çerçevesini.. Olsun İnadına Seveceğim İnsanları ve İnsanlığı...
İMTİHAN… Neyleyeyim, hayat başlı başına , saniyesinden senesine bir imtihan. Var oluşumuz bir imtihan. Varlığımız imtihan, yokluğumuz, yoksunluğumuz imtihan. Açlık imtihan, zenginlik imtihan. Ve ömür... bütün bir ömür imtihan... Bir tek nefesle bitivermiyor ömür. Her nefeste uçurumlardan yuvarlanıyor ya da uçurumların kıyısından son anda dönüveriyoruz. Günahlarımız imtihan, sevabımız imtihan. Son nefese kadar ne kazandığımız, ne kaybettiğimiz bir şey var. Neyleyeyim, imtihan dünyası... Can tatlı, kulluk daha tatlı... Bir metrelik çadırda yasayanın da, konaklarda saltanat sürenin de topu topu bir nefeslik canı var. Bütün yapılanlar, yaptıklarımız o bir nefeslik can için. Can kıymetli. Fakat canın asıl sahibini, cananı bilen için can, canana sunulabilecek en güzel hediye. Canla imtihan... Uçurumların kıyısındayız. Düşmekle kalkmak arasındayız. İmtihan içinde nice imtihanlar veriyoruz. Açlıkla - toklukla, varlıkla - yoklukla, günahla - sevapla, ölümle, yaşamla imtihan oluyoruz. Kazananlardan olmak ümidiyle... ''Bir Tek kalbin kırılmasını önleyebilirsem, bir yaşamdan acıyı alabilirsem veya bir acıyı hafifletebilirsem, bir kişiyi doğruya yöneltebilirsem... Anneme ve Babama Hayırlı bir evlat olabilmişsem boşuna yaşamış olmayacağım...'' “Rabbin ondan başkasına kulluk etmemenizi, anne - babaya iyilikle davranmayı emretti Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara “öf” bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle / Onlara acıyarak, alçakgönüllülük kanadını ger ve de ki: “Rabbim, onlar beni küçükken nasıl terbiye ettilerse Sen de onları esirge/ Rabbiniz, sizin içinizdekini daha iyi bilir Eğer siz Salih olursanız, şüphesiz O da, (kendisine) yönelip dönenleri bağışlayıcıdır” (İsra: 23,24,25) Hayırlı cumalar diliyorum dua ile..............
July 3
|
|
|
Gülistan Aywrote:
Allah Tealâ ayet-i kerimede: “Ey iman edenler! Allah’a ittika edin ve O’na yaklasmaya vesile arayin ve O’nun yolunda mücahede edin ki felaha eresiniz.” (Maide, 35) buyuruyor.
Bu ayet-i celilede ihtimam göstermemiz, dikkatle üzerinde durmamiz gereken üç sey var: Bunlardan birincisi Allah’a ittikadir. Yani Allah’in cezasindan, azabindan korkup, haramdan, günahtan, çirkin islerden sakinmak; sayet bir günaha düsüldüyse hemen tevbe etmektir. Haram nedir? Allah Tealâ’nin “yapmayin” diye emrettikleridir. Içki içmeyin, gibi. “Yapin” diye emrettiklerini yapmamak da haramdir. Namaz kilmak gibi. Yani haram, yapilmasi veya yapilmamasi kesin olarak yasak olan islerdir. Allahu Tealanın emir ve yasaklarına harfiyen uyabilen kullardan olmak dileği il...Cumanız Mübarek olsun..Dualarda buluşalım inşallah...Sevgiler..
July 2
|
|
|
saiteliliwrote:
ÇOK ÖZEL BİR HİKAYE
Kendini bildi bileli mor menekşeyi çok severdi. Çocukluğunun geçtiği ikikatlı evin bahçesinde bahar geldiğinde mor mor açar, mis gibi kokarlardı..Annesi mor menekşeleri hep duvar kenarına dikerdi.. gölgeyi sever menekşelerderdi..Oysa ögretmeni bitkilerin güneş ışınları ile fotosentez yaptığını anlatmıştı onlara .Bitkiler güneş ışığına muhtaçtı.Mor menekşeler ne tuhaf bitkilerdi , her bitki güneşi severken,onlar nedengölgeyi tercih ediyorlar diye düşündü durdu Hande…Küçük, ufacık aklı ile aslında menekşelerin diğer çiçeklerden farklı olduğunu keşfetmişti, işte belki de menekşeler bu yüzden bu kadar güzeldi.Herkesden farklı olursan, bu hayatta değerli olursun yargısına varmıştı.Daha o yıllarda farklı olmak için uğras vermeye başladı. ilk olarak, okulda kimsenin yanına oturmak istemediği Hacer’in yanına oturmak istiyorum ögretmenim diyerek başladı farklılıklarla süren hayatı. Hacer bile şaşırmış şaşkın şaşkın bakıyordu onun yüzüne. Hacer çok dağınık, biraz anlama zorlukları olan problemli bir ailenin kızı idi. Hande ise mühendis Kamil Beyin biricik kızı. Ögretmen pek oturtmak istemedi önce Hacer’in yanına Hande’ yi. Daha sonra bir tatsızlık çıkmasın diye öğretmen Hande’nin annesini çağırdı. Annesi eve geldiklerinde Hande’ye sordu : - Neden yavrum Hacer in yanına oturmak istiyorsun? Hande cevap verdi : - Geçen baharda menekşeler ekiyorduk hani anne, o gün sen bana menekşeler güneşi sevmez demiştin, oysa her bitki güneşi sever. Menekseler farklı,belki de bu yüzden bu kadar güzeller. Hacer’in yanına kimse oturmak istemiyor. Ben farklı olmak istiyorum. Belki Hacer de güzeldir, onu fark etmek istiyorum, dedi. Annesinin ağzı açık kalmıştı. İlkokul 4.sınıf öğrencisi kızının olgunluğuna hayran kalarak - peki kızım kimin yanında istersen oturabilirsin, ‘ dedi. Pazartesi Hande Hacer’in yanında oturmaya başladı. Hem Hande tedirgindi, hem Hacer.Birbirleri ile hiç konuşmuyorlardı. Diğer kızlarda soğumuştu Hande’den. Nasıl Hacer gibidağınık, bir şeyi, iki kere anlatınca anlayan fakir bir kızın yanına oturmayı istemişti.En çok alınan doktor Cemal Beyin kızı Esin’di. Anne babaları her hafta sonu görüşüyorlar, Hande ve Esin birlikte oynuyorlardı. Nasıl olur da kendi yerine Hacer’i seçerdi. Çok gururu kırılmıştı Esin’in. Hande ile konuşmuyordu. Birgün Hande ve ailesi Esinlerle dağ köylerinden birinde gerçekleştirilecek bir panayıra katılmak için sözleştiler. Hande gene Esin’in somurtacağını bildiği için gitmek istemiyordu.İçin için de Hacer’e kızmaya başlamıştı arkadaşları ile arasının bozulmasına sebep olmuştu.Neden sanki bu kadar dağınıktı, neden her şeyi iki kerede anlıyordu? Yoksa aptal mıydı?Sonra menekşeleri hatırladı hemen düşüncelerinden utandı. Hacer farklı diye yargılamaması gerekiyordu. Hacer’in, kimsenin bilmediği güzelliklerini keşfedecekti. Buna tüm gücü ile inandı. Panayıra gittiklerinde Esin somurtarak karşısında oturuyordu, Hande ile konusmuyordu. Hande canı sıkıldığından biraz dolaşmak için annesinden izin aldı. Köy yolunda yürümeye başladı. Hava iyice soğumuş ve ayaz iyice artmıştı, kar atıştırmaya başlamıştı. Hande karı çok seviyordu, yürüdü, yürüdü. Köye gelmişti. Bir evin önünde durdu. Evin penceresinde ki saksıya gözü ilişti. Gözlerine inanamıyordu, bunlar mor menekşelerdi. Ama kıştı ve menekşeler soğuğu hiç sevmezlerdi eve dogru bir adım attı. Kapıda beliren gölgeyi çok sonra fark etti bu Hacerdi. Hande’ye gülümsüyordu. - Hoşgeldin Hande buyurmaz mısın?, dedi. Biraz ürkek, şaşkınlıkla kapıya doğru ilerledi Hande ve içeri girdi. Oda sıcacıktı odun sobası her yeri ısıtmıştı. Menekşeler diyebildi sadece Hande… - Bu soğukta ? Hacer gülümsedi ; - Onlar annem için, annem onları çok sever. Sonra yatakta yatan kadını fark etti Hande. ‘Annen hasta mı?’ dedi. ‘Evet 2 sene önce felç oldu ona ben bakıyorum, bizim kimsemiz yok, birtek ineğimiz var onunla geçiniyoruz. Ama tüm işler bana baktığı için derslere çalışacak pek vaktim olmuyor, dedi Hacer utanarak. Bir de bizim köyden şehre araç yok, bu yolu her gün yürüyorum o yüzden de çok yorgun okula geliyorum dersleri anlamakta güçlük çekiyorum. Hande’nin gözleri dolmuştu. Dışarıdan gelen ses ile kendine geldi. Annesi onu arıyordu. Çok merak etmiş olmalıydı. Dışarıya koştu ve annesine sarıldı,ağlıyordu. Bir müddet sonra anne bu Hacer diye tanıştırdı sıra arkadaşını. Hacer’in yaptığı sıcak çorbadan içtiler birlikte. Hande annesine anlattı Hacer’in hayatını, ağlayarak. ‘Bir şeyler yapalım anne’ dedi. O hafta annesi ve Hande, Hacerlere gidip annesi ve Hacer’i kendi evlerine taşıdılar. Hacer artık Handeler den okula gidip geliyordu, ne dağınıktı, ne de aptal. Sınıfın en iyi öğrencisi olmuştu. Seneler geçti Hacer ve Hande bir arkadaş değil, iki kız kardeşlerdi artık. Mor menekşeler Hande’ye Hacer’i armağan etmişti. Hacer’e ise hem Hande’yi, hem hayatı. Seneler sonra ikisi de evlendi. Hacer şimdi bir doktor. Hande’den vicdanın ne kadar önemli olduğunu öğrendi, hastalarına vicdanıyla birlikte şifa dağıtıyor. Hande ise bir ögretmen. Çocuklara farklı olan şeyleri sevmeyi de ögretiyor. Bir kızı var adı, Hacer Menekşe. Hayatta en çok sevdiği iki şeye birini daha ekledi Hande. LÜTFEN SEVGiNiZE ÖNYARGI KOYMAYIN. HERŞEY SEVİNCEYE KADAR FARKLIDIR SEVDİKTEN SONRA İSE SEVGİNİN DİLİ HEP AYNIDIR
June 23
|
|
|
mehmetwrote:
selamün aleyküm varahmetüllahi vebereketühü
yüce mevlamın selamı vede rahmeti üzerinize vede bütün müslümanım diyen kardeşlerimizin üzerlerine olsun inş بِسْـــــــــــــــــــــ ـمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم:
June 22
|
|
|
saiteliliwrote:
Bizde hergün çalışarak namusumuzla bizim için ve bizden sonrakiler için alınterimizle ve ahlaka sahip çıkarak sabah ezanı okunmadan kalkarak ve şükranla güne başlayarak ne dersiniz secdeye varmış kadar olurmuyuz, yargılamadan acı söz etmeden tenkid etmeden kin tutmadan edebimizle yaradılanı severek ayırım gözetmeden ne dersiniz secdeye varmış kadar olurmuyuz bilmediğimizi bilerek bilmek için merak edip hatmederek kimi bahtsızlara bildiklerimizi armağan ederek naçizane elimizin uzanabildiği kadarıyla tüm sabileri evlat bilerek ne dersiniz secdeye varmış kadar olurmuyuz, Yalandan,haramdan,hak yemekten,hırstan,tembellikten korksakta ....doğru,helal,adil,bilge,çalışkan olmak için çabalasak yatsıya dek, ne dersiniz secdeye varmış kadar olurmuyuz, Örnek alsak Allah Resulünü durup dinlenmeden koşsak yaradanın yolunda yaradılanlarla omuz omuza yüzümüz de gülümseme güneşe doğru , ne dersiniz secdeye varmış kadar olurmuyuz , (Ömer Hayyamın anısına ruhuna rahmet dileyerek ithaf olunur,...) Saygıyla, hayırlı cumalar
June 19
|